PDF Yazdır e-Posta

“Psikoterapideki Borderline Hastanın Eyleme Vurma Davranışı”

William Griffith

Çeviren: Meral Aydın

Tüm psikoterapistler, Borderline Kişilik bozukluğu tanısı almış olan hastaların sıklıkla bizar yıkıcı ve davranışlarını zaman zaman yüzleştirmişlerdir. Açık yaralar, soyuyla ilgili büyülenme, kabul görme talebi, terapistin saldırgan bir biçimde suçlanması ve diğer formlardaki yıkıcı davranışlar sıklıkla bir terapist olarak beni ezer. Sabah seansında birinin doğal ilgisi ilgisi için övgü ve hayranlık gösteren biri için acil servisten gelen telefonla aranıp hastanızın intihar girişimini haberini almış olmak terapötik güvensizlikle ilgili olarak beni kalbura çevirir. Yeterince ilgili olmamakla ilgili olarak suçlanmak bir therapist olarak birinin yeteneğini sorgulatır ve sıklıkla seanstan sonra “neyi yanlış yaptım” sorusunu ardında bırakır. Bana küfreden ve ofisimden hiddetle ayrılan bir hastayı canlı bir şekilde hatırlıyorum, sadece sonraki gün bekleme odamda onun kanı ile yazılmış bir özür yazısı buldum. Teoriye çakılıp kalmak terapötik hatalar yapmama engel olur fakat, şimdi geçmişe baktığımda yeterince olmayabilir. Tedavi sürecinde rahat olduğum bir tedavi yaklaşımı olan James F Masterson gibi klinisyenlerin çalışmasını okuyana ve uygulamaya başlayana dek değildi. Insan deneyiminin bu kritik tarafına ilişkin olarak onun biricik psikoanalitik kavramsallaştırmasını formüle etmekte, tam olarak, terapötik müdahale süresince kapsamı (istiabı) süresince mücadele etmiş olduğum davranışları kullandı.

Bu vaka sunumunda sadece eyleme vurma davranışı olan borderlinelarla çalışırkenki terapötik zorlukları göstermek istemiyorum fakat bugün sunduğum hastada Dr. Masterson’un test aşaması olarak isimlendirecek olduğu terapinin başlangıç bölümünde benim yaşadığım kişisel mücadeleyi de ayrıca size aktarmaya çalışacağım. Nevrotik hasta bütün nesne ilişkileri sergiler bu da böyle bir hastanın terapistle ilişki kurma yetisinin olduğu, bu ilişkiyi kendiliğin yansıması olarak kullanabileceği ve kendisi ve diğerlerini ayrı olarak deneyimleyebileceği anlamına gelir. Borderline hastanın bölünmüş nesne ilişkilerinden dolayı terapist ile bütün bir nesne olarak ilişki kurma ve kendiliği entegre olmuş bir bütünlük olarak deneyimleme yetisi yoktur. Bu nedenle, kullanılan Dr. Masterson’un mantığında, terapötik ilişkide borderline hastanın aktarım geliştirmesi mümkün değildir. Ve, sonrasında hislerinden kaçınabilmek için maladaptive etkileşim örüntülerine dayanarak terapiye başlarlar. Bu aktarım eyleme – vurumu olarak adlandırılır ve hastanın şu anda geçmişi tekrarlama eğilimini ifade eder. Amaç basittir: tüm bedeli pahasına terk depresyonu hisleri deneyiminden kaçınmak. Bu bir davranış veya daha doğrusu; tanımlanması ya da yüzleştirilmesi gereken savunma örüntüsüdür. Hepinizin de bildiği gibi borderline ile olan çalışma tekniği yüzleştirme olarak isimlendirilir.

Bu vaka sunumunda neler yer alacak; 19 yaşındaki bayan bir hastanın başlangıçtaki aktarım eyleme vurumu davranışlarının yıkıcı doğasını kesintiye uğratmak için kullandığım yüzleştirme teknikleri ve sonrasında onun tüm savunmacı eyleme vurumu hiddeti ile sadece ben yüzleşmiş olacak olmam. Hasta halen tedavide ve terapötik süreç sadece sunum sırasında ele alınabilir. Etik itibar nedeniyle hastanın geçmişi ve gerçek terapi seansı yayınlanamaz ve sadece konferansta ele alınabilir.

 

Diller

Üye Menüsü



Geri Bildirimler

Joomla 1.5 Templates by JoomlaShine.com